Haber Cenneti

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Asayiş
  4. »
  5. Yıldırım Elektrikli Otomobili Vurdu: Milyonluk Araç Kullanılamaz Hale Geldi, Mühendis Hukuk Savaşı Başlattı!

Yıldırım Elektrikli Otomobili Vurdu: Milyonluk Araç Kullanılamaz Hale Geldi, Mühendis Hukuk Savaşı Başlattı!

Haber Cenneti Haber Cenneti -
60 0
elektrikli otomobil - Yıldırım Elektrikli Otomobili Vurdu: Milyonluk Araç Kullanılamaz Hale Geldi, Mühendis Hukuk Savaşı Başlattı!

İzmir‘de yaşanan olay, son teknoloji elektrikli otomobillerin güvenliği hakkında önemli soruları gündeme getirdi. Bir trafik kazası yerine, doğanın beklenmedik bir gücüyle karşı karşıya kalan bir mühendis, milyonluk aracının kullanılamaz hale gelmesi üzerine dünya devi bir otomotiv markasına karşı hukuki mücadele başlattı.

Yıldırımın Hedefi Oldu: Elektrikli Otomobilin Başına Gelenler

Olay, geçtiğimiz mayıs ayında Ankara’da meydana geldi. Yüksek Ziraat Mühendisi Ersel Şengel ve meslektaşı Dr. Hüseyin Akdemir, 2024 model Peugeot 3008 elektrikli otomobil ile Nevşehir’deki bir sempozyuma gitmek üzere yola çıktı. Ankara girişinde etkili olan sağanak yağış sırasında, yol kenarındaki bir trafoya yıldırım düştü. Yıldırımın aracın yakınından geçmesiyle birlikte araçta ani bir kilitlenme meydana geldi. Lastiklerin patladığını zanneden Şengel, aracı güvenli bir alana çekmeyi başardı ancak araç bir daha çalışmadı.

Servisin Çaresizliği ve Artan Maliyetler

Aracını yetkili servise çektiren Ersel Şengel, burada beklemediği bir durumla karşılaştı. İddialara göre servis yetkilileri, aracın arızasını tespit etmekte zorlandı. Dahası, yurt dışından getirilmesi gereken yedek parçaların maliyetinin aracın kendi fiyatına yaklaştığı belirtildi. Şengel, bu yüklü masrafın karşılığında dahi aracın tamir edileceğine dair kesin bir garanti alamadı. Bu durum üzerine Şengel, avukatı aracılığıyla otomotiv devi firmaya karşı suç duyurusunda bulunarak hukuki süreci başlattı.

Mühendisin Gözünden Olay Anı ve Sonrası

Olay anını anlatan Ersel Şengel, o anları şu sözlerle aktardı: “Yağmurlu ve gök gürültülü bir havaydı. Yan tarafta bulunan trafoya yıldırım düştü. Ya oradan seken ya da bilemiyorum, bir saniyenin bile altında bir anda bizim aracımıza da isabet etti. Araç birden kendini kilitledi. Aracı da hocam kullanıyordu.” Şengel, yol yardımını aradıktan sonra aracı servise çektirdiklerini ancak firmanın kendilerine yardımcı olmadığını belirtti. Servisin, arızayı tespit etmek için tüm yedek parçaları önceden satın almayı talep ettiğini, ancak bu parçaların bozuk olup olmadığı konusunda dahi bir fikirlerinin olmadığını ifade etti.

Güvenlik Endişeleri ve Üretici Sorumluluğu

Şengel, yaşadıkları olayın ciddi bir tehlike içerdiğini vurgulayarak, “Araç aniden durabilirdi. Pili daha dolu olsaydı çok daha farklı ve ciddi sıkıntılar oluşturabilirdi.” dedi. Servisin arızayı tespit edememesinin kabul edilemez olduğunu belirten Şengel, aracın üretici firma garantisi altında olduğunu ve bu nedenle parçaların tespit edilip yedeklerinin bulundurulmasının firmanın sorumluluğu olduğunu söyledi. Aracın ocak ayı sonunda teslim alındığını ve sadece 2,5-3 ay kullanıldığını belirten Şengel, aracın hala serviste olduğunu ve taksitlerini ödemeye devam ettiklerini dile getirdi.

Araç Kullanıcısının Korku Dolu Anıları

Olay anında aracı kullanan Dr. Hüseyin Akdemir, yaşadıkları dehşeti şu sözlerle anlattı: “Ankara’ya girerken hızımız da çok yavaştı, 30-40 kilometre civarında gidiyorduk. Bir tarafta yağmur, bir tarafta şimşek çakıyordu. Kenara çekip durmayı düşünüyorduk. Hemen yol kenarındaki bir trafoda şimşek çaktı. Gök gürültüsüyle birlikte yıldırımın düştüğünü gözlerimle gördüm. O düşen yıldırım bizim aracın etrafında döndü. Ersel’e ’yıldırım düştü’ diye bağırdım. Yıldırımın elektrik akımı geçince sanki arabanın tekerlekleri patladı zannettim. Araba tak tak tak diye ses çıkardı. Ersel ’lastikler patladı, araba yanıyor’ dedi. O an ’öleceğiz’ diye düşündüm.” Akdemir, aracı güçlükle kenara çektiğini ve araçtan hemen inemediklerini, bunun hayati önem taşıdığını belirtti. Elektrik mühendisleriyle yaptıkları görüşmelerde, anında araçtan inmeleri halinde elektriği tamamlayacaklarını ve kül olabileceklerini, cam açık olsaydı yıldırımın içeri girip kendilerini öldürebileceğini öğrendiklerini söyledi.

Faraday Kafesi İşe Yaramadı mı?

Dr. Akdemir, araçtan indikten sonra lastiklerin sağlam olduğunu ancak aracın çalışmadığını ve kendini kilitlediğini gördüklerini belirtti. Arka bagajın olduğu yerde yanık izleri olduğunu ve oksijen kanalının kesilmiş gibi göründüğünü ifade etti. Aracın böyle bir durumda korunmaması nedeniyle markanın bu aracı eğitim amaçlı incelemesi gerektiğini savunan Akdemir, “Söz konusu araçta Faraday kafesinin bizi korumadığını düşünüyorum. Bilimsel olarak konuştuğum kişiler de bunu söylüyor. Bu araçta teknik bir arıza ve teknik bir eksiklik olduğunu düşünüyorum.” dedi. Uluslararası bir markanın ürününün bu kadar sahipsiz kalmasının üzücü olduğunu belirten Akdemir, markanın bu aracı inceleyerek ders çıkarması gerektiğini vurguladı.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir